Menü Haber Pars
Tarih: 17.03.2026 20:01
​Akıbetimiz Bayram Olsun

​Akıbetimiz Bayram Olsun

Facebook Twitter Linked-in

 

​Daha önceki yazılarımda Ramazan-ı Şerif'in nefsimize olan o tatlı ağırlığından, ibadetin getirdiği meşakkatten ve bu mübarek ayın aslında koca bir ömre ne kadar çok benzediğinden bahsetmiştim. Hakikaten Ramazan, insan ömrünün bir özeti gibidir. Çocukluğun heyecanı, gençliğin enerjisi, orta yaşın kemalatı ve yaşlılığın o durgun ama derin hikmeti...
​Nasıl ki ömrümüz belirli evrelerden geçiyorsa, Ramazan da Efendimiz'in (sav) müjdelediği üzere üç ana duraktan oluşur: "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden azattır."

​Zahmetin İçindeki Rahmet
​Hayatın her alanında olduğu gibi, güzel olan her netice bir zahmetin meyvesidir. Tarlayı sürmeden hasat, yorulmadan huzur, sabretmeden zafer elde edilmez. Ramazan'ın sonunun bayram olması, otuz günlük bir sabrın ve nefis terbiyesinin ilahi bir hediyesidir.
​Kur'an-ı Kerim bu gerçeği bizlere şöyle hatırlatır:
​"Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah Suresi, 5-6)
​Bizler bu dünyada karşılaştığımız her zorluğun, her "eyvah"ın arkasında bir "elhamdülillah" saklı olduğunu biliriz. Eğer bir işte zahmet varsa, sonucunun rahmet olması en büyük ümidimizdir.

​Dünyanın Cefası, Ahiretin Sefası
​Ancak unutmamak gerekir ki; bu dünyada kutladığımız bayramlar, asıl ve büyük bayramın birer provası niteliğindedir. Bu dünya hayatı, yorucu bir yolculuk ve bazen çetin imtihanlarla dolu bir gurbet diyarıdır. Eğer bu gurbeti, Ramazan'ın son on günündeki o itikaf ciddiyetiyle ve cehennemden azat olma iştiyakıyla yaşayabilirsek, ölüm bizim için bir ayrılık değil,  bir kavuşma zamanı olacaktır.
​Bizim duamız odur ki; bu dünyanın her cefası, her gözyaşı ve her fedakarlığı, o büyük hesap gününde bizim için bir bayram müjdesine dönüşsün.

​Hakiki Gaye: Rızai İlahi
​Bayramın hakiki manası sadece eğlenmek neşelenip yiyip içmek değildir. Bir mümin için asıl bayram, Rabbini razı etmiş bir kul olarak O'nun huzuruna varabilmektir. Amacımız sadece bayrama ulaşmak değil, bayramı bayram yapan o yüce Rıza'ya ermektir.
​Ayet-i kerimede buyurulduğu üzere:
​"Allah'ın rızası ise hepsinden (her türlü nimetten) daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur." (Tevbe Suresi, 72)
​Ramazan biterken heybemizde kalan en değerli hazine Allah'ın rızası olmalıdır. Sonu bayram olan bir ömür sürmek; her adımda O'nu anmak ve her nefeste O'na yaklaşmakla mümkündür.
​Rabbim hepimizi, bu dünyadaki Ramazan'ını hakkıyla yaşayıp, ahirette cemaliyle bayram edenlerden eylesin.
​Akıbetimiz bayram olsun.

Selam ve duayla
Aydın Babacan




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —