-
BIST 100
15873,27%-1,56
-
DOLAR
44,34% 0,02
-
EURO
51,22% -0,11
-
GRAM ALTIN
6245,63% -2,76
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08
Bir Sayı Neden Bu Kadar Gürültü Yapar?
“6-7” Fenomeni ve Kuşakların Sessiz İsyanı ABD okullarında yankılanan “6-7” sesi, ilk bakışta anlamsız bir çocuk oyunu gibi görünebilir.
Ancak bu tür akımlar, yalnızca çocukların dilsel tercihleri değil; yetişkin dünyasıyla kurdukları gerilimli ilişkinin sembolik bir dışavurumudur.
“Six-seveeeen” diye uzatılarak söylenen bu sayı kombinasyonu, Alfa kuşağı için bir kelimeden çok daha fazlasını ifade etmektedir: görülme, sınır test etme ve otoriteye karşı mikro direniş.
Öğretmenlerin yasaklaması, ebeveynlerin endişeyle yaklaşması ve yetişkinlerin rahatsızlık duyması, bu akımın ömrünü uzatan temel faktörlerdir. Çünkü çocuk kültürü, tam da yetişkinleri huzursuz ettiği noktada güç kazanır.
Fransız sosyolog Pierre Bourdieu, kültürel pratiklerin çoğu zaman “egemen zevklere karşı geliştirilen sembolik karşı duruşlar” içerdiğini söyler.
“6-7” de tam olarak budur: içerikten çok tepki üretme gücüyle anlam kazanan bir sembol.
Anlam Kaybı mı, Anlamın Dönüşümü mü?

Bu noktada sıkça sorulan soru şudur:
“Çocuklar neden anlamsız şeyleri bu kadar ısrarla tekrar ediyor?”
Zygmunt Bauman, akışkan modern toplumda anlamın kalıcılığını yitirdiğini, sembollerin hızla üretildiğini ve aynı hızla tüketildiğini vurgular.
TikTok çağında bir kelimenin ya da sayının bir yıl boyunca dolaşımda kalması, neredeyse “uzun ömürlü” sayılmaktadır. “6-7”nin bu kadar süre hayatta kalması, içeriğinin derinliğinden değil; yarattığı rahatsızlıktan beslenmektedir.
Bu durum, bazı akademisyenlerin işaret ettiği gibi, post-truth (hakikat sonrası) kültürün zararsız bir yansımasıdır. Burada mesele doğru ya da yanlış değil; kimin yorumunun baskın olduğu meselesidir. Çocuklar, yetişkinlerin ciddiyetini bozan bu tür ifadelerle, dünyaya kendi ritimlerinden seslenmektedir.
Her Kuşağın Bir “Anlamsızlığı” Vardır
Tarihsel olarak bakıldığında, her kuşak kendi anlamsız kelimelerini üretmiştir. Dün “cool”, sonra “skibidi”, bugün “6-7”. Bu döngü, dilin yozlaşması değil; kuşaklar arası kültürel ayrışmanın doğal bir sonucudur.
Erving Goffman, gündelik hayatın bir sahne olduğunu ve bireylerin bu sahnede roller aracılığıyla kendilerini ifade ettiğini söyler.
Alfa kuşağının sahnesinde “6-7”, bir replikten ibarettir; önemli olan repliğin ne söylediği değil, kimin sinirini bozduğudur.
Bu nedenle bazı öğretmenlerin bilinçli olarak bu ifadeyi “yanlış yerde”, “bilerek” ya da “fazla sahiplenerek” kullanması dikkat çekicidir. Çünkü otorite bir şeyi “havalı” ilan ettiğinde, o sembol çocuk kültürü açısından hızla değer kaybeder. Bu da gösteriyor ki, pedagojik sezgi bazen yasaktan daha etkilidir.
Yeni Sayılar, Aynı Hikâye
Bugün “6-7”nin yerini almaya aday yeni bir ses dolaşıma giriyor: “41.”
Muhtemelen kısa süre içinde o da yasaklanacak, tartışılacak ve sonra unutulacak. Çünkü mesele sayılar değil; çocukların kendilerine ait bir alan açma çabasıdır.
Émile Durkheim, toplumsal davranışların bireysel değil kolektif olduğunu vurgular.
Bu tür akımlar da bireysel bir “tuhaflık” değil, kuşağın ortak duygusunun dışavurumudur. Endişelenmesi gereken şey çocukların “6-7” demesi değil; yetişkinlerin, çocukların bu seslenişini neden yalnızca bir gürültü olarak duyduğudur.
“6-7”, çocukların zihinsel bir gerilemesinin değil; yetişkin dünyanın katı ciddiyetine yöneltilmiş kısa, ironik bir itirazın ifadesidir. Bu sesler sustuğunda mesele sessizlik değil; boşluk olacaktır.
ASIL SORU ŞUDUR:
Çocuklar konuşmayı bıraktığında, biz onları nihayet duyabilecek miyiz?
Çünkü her kuşak, önce anlamsız bulunur.
Ama zaman gösterir ki; en çok küçümsenen sesler,
toplumun duymaktan kaçtığı hakikatleri taşır.
Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER
SSK Kanser İlaçlarının Bedelini Ödüyor
“Milli Ülkü, Güçlü Gelecek”
Türk petrol gemisi vuruldu!
Gençler Tarihle Buluştu
Tarihe Karşı İşlenen Açık Bir Suç!
‘Yılın Doktoru’ Seçimine Sert Çıkış: “Hangi Kriterle Seçildi?”
NARLIDERE’DE YOĞUN İLGİ GÖREN SEMİNER YENİDEN YAPILIYOR
Muhsin Yazıcıoğlu Kabri Başında Anıldı
Bu Savaşın Sebepleri
“ANKARA’DA BAYRAM, MERHEMDİR”
İnsanlık Yeni Bir Bayram Hikâyesi Yazamaz mı?
BTP Fatih İlçe Teşkilatı’ndan İftar
Dünya Bu Zaferi Hatırlasın
Bu Besinler Vücudu Gençleştiriyor
"İRAN, 50 KUZEY KORE EDER"
Bitter Çikolata Ömrü Uzatıyor-mu?
Emekliler Dikkat
İNSANLIK HAKİKATEN ÖLMÜŞ MÜ?
PANCAR İLE İLGİLİ ÖNEMLİ HUSUSLAR
Yarın 18 Mart…
Akıbetimiz Bayram Olsun
Yankısız Bir Çağda Yaşamak
Tükenmiş Kadın Sendromu
İyilik Devrimi İzmir'de Başladı
İZMİR SANCAKKALE
Aşk ve Hayatta Kalma Sanatı
EGAL’den Geleceğe Mesaj:
Neden Leylek
"Kazan–Kazan” mı Dediniz?
İYİLİK İYİDİR
Yükleniyor




