16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Faiz lobisine gelince para var, garantili geçişlere gelince para var, bir grup insanın cebine para aktarırken para var ama emekliye gelince kaynak yok, asgari ücretliyi desteklemeye gelince imkan yok, aileye destek olmaya, aileyi açlıktan kurtarmaya gelince bütçe dar! Maalesef bu iktidarın bakış açısı sorunlu.
"Türkiye'nin kaynağı çok"
Türkiye'nin kaynağı çok arkadaşlar! Eğer siz bu kaynakları devreye koymayabilirseniz yerin altı da kaynak dolu, yerin üstü de kaynak dolu. Siz doğru bir bakış açısıyla yürümezseniz hiçbir şey kaynak değil. Yerin altından altın çıkar, yerin altından bor çıkar, değerli metaller çıkar ama bunlar bile kaynak olmaz senin için. Çünkü bunları yabancı şirketlere verirsiniz. Yabancı şirketler alır o altını götürür. Devlete yüzde 1- 2 pay verir. Götürürken de 'ihracat yapıyor' diyerek bir de üstüne nakliye parasını da teşvik olarak verirsiniz ve milletin eline hiçbir şey kalmaz, siz de hazine üstündeki dilenci gibi bu ülkenin kaynaklarını alıp götüren firmaların borsamıza yatırım yapmasını, bize borç vermesini beklersiniz. Siz yeter ki siz doğru bakış açısıyla bakın. Her şey kaynaktır ama bu yanlış bakış açısı öyle bir noktaya getirdi ki ülkeyi artık vergi ve ceza dışında devletin hiçbir geliri yok. 2026 bütçesinde devletin gelirinin yüzde 97'si vergi ve cezadan oluşuyor. Yani iktidar millete kaşıkla vermek için kepçeyle almak durumunda.
"Biz sadece eleştirmiyoruz aynı zamanda çözüm sunuyoruz"
Biz sadece eleştirmiyoruz aynı zamanda çözüm sunuyoruz. Bağımsız Türkiye Partisi programında Milli Ekonomi Modelini uygulamayı vaad etmiş bir siyasi partidir. Milli Ekonomi Modeli 11 tane uluslararası kongre ile bugün tıkanan liberalizmin, tıkanan kapitalizmin çözümü, alternatifi olarak bilim adamları tarafından gösterilen bir modeldir. Bu modeli uyguladığımız zaman bugün atıl durumda olan birçok kaynak devreye girecek, vergi gelirleri devletin genel gelirleri içerisinde çok da önemli olmayan bir yer tutacak. Bunları başarmak mümkün. Bunları başaracağız. 21. yüzyılda hala beslenme barınma gibi 2 – 3 bin yıl önce insanların dert edindiği dertleri hala konuşuyorsak bu tamamen yanlış yönetimin, yanlış bakışı açısının bir sorunudur. Herkesin mutlu olacağı bir denklemi başarabiliriz. Bunu hep beraber başarabiliriz ama bunlar sadece küçük bir azınlığın mutlu olduğu, mutlu olacağı bir denklemi oluşturdular. Bu milletin büyük bölümünün, yüzde 90'ının, 95'inin mutsuz olacağı, yoksul olacağı bir denklemi maalesef oluşturdular.
Bizler Milli Ekonomi Modeliyle herkesin mutlu olacağı, bunları artık konuşmayacağımız, geleceği konuşacağımız, çok daha büyük meseleleri konuşacağımız bir Türkiye'yi kolaylıkla inşa edebiliriz"