• BIST 100

    16834,12%0,95
  • DOLAR

    43,82% 0,16
  • EURO

    51,69% 0,16
  • GRAM ALTIN

    7182,08% 2,07
  • Ç. ALTIN

    11729,31% 0,51

Çocuklu Aileler Lütfen Dikkat

Başarıya Tapan Eğitim Sisteminde, Zorbalığı Yeniden Adlandırmak Yetmez..

Kültür 21.01.2026 20:17:00 0
Çocuklu Aileler Lütfen Dikkat

 

Son dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’nın “akran zorbalığı” yerine “akran nezaketi” kavramını öne çıkaran bir dil benimsemesi ve bu başlık altında kitap yayımlaması, sorunun özüyle değil; görünümüyle ilgilenildiğini düşündürüyor.

Oysa kavramlar değiştirildiğinde gerçeklik kendiliğinden dönüşmez. Çocukların yaşadığı baskı, kaygı ve dışlanma; bir kitabın kapağında kullanılan kelimelerle ortadan kalkmaz. Çünkü çocuklar kitapları değil; içinde bulundukları sistemi “okur”.

Resmî olarak yasak olmasına rağmen birçok okulda haftada iki-üç kez uygulanan deneme sınavları, çocukları öğrenen bireyler olmaktan çıkarıp sürekli ölçülen, karşılaştırılan ve sıralanan performans nesnelerine dönüştürmektedir. Bu durum, yalnızca pedagojik bir tercih meselesi değil; Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıkça yasaklanmış bir uygulamanın sahada neden karşılık bulmadığını gösteren yapısal bir soruna işaret etmektedir. 
Okul yöneticilerinin bu yasağı görmezden gelmesi; denetim mekanizmalarının işlevselliği, yönetsel sorumluluk alanlarının belirsizliği ve başarı kavramının öğrencinin gelişimsel bütünlüğü yerine nicel çıktılar üzerinden tanımlanmasıyla yakından ilişkilidir.

Sonuç olarak yasak, mevzuatta varlığını sürdürürken; çocuklar fiilen sınav merkezli bir eğitim anlayışının yükünü taşımaya devam etmektedir.

Bu düzende akademik hız yüceltilirken; duygusal ihtiyaçlar, ruhsal sınırlar ve çocuk olma hakkı sistematik biçimde görünmez kılınmaktadır. Nezaketi anlatan kitaplar basılırken, rekabeti körükleyen uygulamalar aynı hızla devam ediyorsa; burada gerçek bir çelişki vardır.

Pierre Bourdieu, eğitim sisteminin yalnızca bilgi aktaran tarafsız bir alan olmadığını; aksine eşitsizlikleri, hiyerarşileri ve sembolik şiddeti yeniden üreten bir yapı olduğunu söyler.

Sürekli sınanan ve sıralanan çocuk, zamanla “değerli” ve “değersiz” ayrımını içselleştirir.

Bu noktada akran zorbalığı, bireysel bir ahlak sorunu olmaktan çıkar; performans baskısıyla beslenen yapısal bir sonuca dönüşür. Nezaket çağrıları, bu yapısal zemine dokunmadıkça etkisiz kalır.

Hartmut Rosa, modern toplumun temel sorununu “sürekli hızlanma” olarak tanımlar.

Eğitim sistemi de bu hız rejiminin içindedir: Daha çok sınav, daha erken başarı, daha yüksek performans. Ancak Rosa’nın altını çizdiği gibi hız arttıkça, bireyin dünyayla kurduğu anlamlı bağ zayıflar.

Çocuk öğrenmeyle ilişki kuramaz; yalnızca yetişmesi gereken bir yarışın parçası hâline gelir. Empatinin ve nezaketin gelişmesi için gerekli olan duraklama, güven ve ilişki alanı bu sistemde kendine yer bulamaz.

Zygmunt Bauman ise rekabetin ahlaki sınırlarını yitirdiği toplumlarda bireylerin birbirini rakip, hatta tehdit olarak görmeye başladığını vurgular. Akışkan modern dünyada değerli olmak, başkasının önüne geçmekle eşdeğer hâle gelir. Bu anlayış okul iklimine taşındığında, çocuklar arası ilişkiler de insani bağlardan çok başarı kıyaslarına dayanır. 
Böyle bir ortamda zorbalığın sona ermesini beklemek, gerçekçi değildir.

Bu nedenle akran zorbalığını “çocuklara nezaket öğretelim” söylemiyle çözmeye çalışmak, sorunu bireyin davranışına indirgemektir.

Oysa sorun; çocuklara ne söylendiğinden çok, onlara nasıl bir ortam sunulduğuyla ilgilidir. Sürekli rekabetin normalleştirildiği, başarının insanî değerin önüne geçtiği bir eğitim düzeninde; en iyi niyetli kitaplar bile etkisiz kalır.

Bugün herkes neyin yanlış olduğunu biliyor. Ancak asıl sorun, bilginin vicdana ve eyleme dönüşmemesidir. Eğitim; yarışı hızlandırmakla değil, çocuğun ruhunu korumakla güçlenir. Çocuğu yalnızca akademik sonuçlarıyla değil; duygularıyla, sınırlarıyla ve kırılganlığıyla birlikte gören bir yaklaşım benimsenmedikçe, zorbalık yalnızca ad değiştirerek varlığını sürdürmeye devam edecektir.

Çünkü şiddetin dili değiştirildiğinde, kendisi değişmiş olmaz.
Ve çocuğun ruhunu merkeze almayan hiçbir düzen, zorbalığı ortadan kaldıramaz.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

Gorno Şorya ve Şor Türklerini Biliyormusunuz?

KURUMSAL DÜNYANIN KONUŞULMAYAN SORUNU “HİSSİZLEŞMEK”

2026 BAĞIMLILIK YILINDA İLK ETKİNLİK BUCA’DAN

MUSA PEYGAMBER’İN HİKÂYESİ

Sızlanmak Değil, Sorumluluk Almak

Zihnin Sarkaçları ve Kalbin Mizanı

İYİ Parti’de liyakat ve ehliyet var

Bir Ay Aç Kalıyoruz;

"Bu iktidarın bakış açısı sorunlu"

Çevre Bilinci

Hayırlı Ramazanlar

KULE VİNÇ Kule vinç ve çeşitleri Kule vinçler,

Sağlıklı Zihin Olmadan Sağlıklı Devlet Olmaz

Uluslararası Türk Dünyası Bilim Şenliği

Sultanbeyli Bilim ve Teknoloji Merkezi

Yozgat Bozok Üniversitesi

Ramazan ayının manevi değerine vurgu

Kağıt Uçak Yarışması Büyük Heyecan Yarattı

Toplumsal Çürüme

Z Kuşağı Daha Az Zeki mi,

Ata İzinde G,tmek Gerek

TOPLUMUN SİNİR SİSTEMİ YORULDU

Estergon Gölgesinde Tuna Hasreti Paneli

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli

14 Şubat Saçmalığı

YAĞMUR YÜKLÜ BİR BULUTUM

Aşkın Boyandığı Yer: Kapitalizmin Renk Skalası

İYİLİĞİN GÜCÜNE İNANIN.

Cümlelerin Kadar Güçlüsün

Sevgi Günü’nü kutluyorum.

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 23 17 2 4 38 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 23 14 3 6 18 48
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 23 10 7 6 14 36
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
8.KOCAELİSPOR 23 8 9 6 -3 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 23 7 9 7 -10 28
10.CORENDON ALANYASPOR 23 5 7 11 -2 26
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 23 5 9 9 -7 24
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 23 6 12 5 -6 23
13.TÜMOSAN KONYASPOR 23 5 10 8 -8 23
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 23 6 12 5 -14 23
15.İKAS EYÜPSPOR 23 5 12 6 -16 21
16.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 23 3 10 10 -25 19
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12

YAZARLAR