16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Ergenekon Destanı’yla özdeşleştirilen bu coğrafya; demir, dağ ve ateş kültü etrafında şekillenen inanç dünyasıyla Türk tarihsel hafızasında dirilişin ve yeniden doğuşun sembolü olarak anılır. Şor halkı, ata dinleri olan Gök Tanrı inancı ve Şamanizm’i uzun yıllar koruyarak dağ, orman ve gökle kurdukları kutsal bağı yaşatmıştır.
Bugün Rusya Federasyonu’na bağlı Kemerovo Oblastı sınırlarında kalan bölge, 20. yüzyılda yaşanan sanayileşme ve demografik değişimlerle büyük dönüşüm geçirmiştir. Şor halkının tarihi, savaşlardan çok kültürel çözülme ve kimlik mücadelesi ekseninde şekillenmiş; buna rağmen inançlarını, geleneklerini ve tarihsel hafızalarını koruma çabası varlığını sürdürmüştür.
1917 Devrimi sonrasında Sovyet yönetimi, farklı etnik topluluklara sınırlı kültürel özerklik tanıyan “yerelleştirme” politikası çerçevesinde 1926 yılında Gornaya Shoria Ulusal Okrugu’nu kurdu. Bu gelişme, Şor dili için yazı sisteminin oluşturulması, yerel kadroların yönetime katılması ve okullarda anadilin kullanılmaya başlanması açısından umut verici bir dönem başlattı. Kısa süreli bu süreç, Şor kimliğinin resmî düzeyde tanındığı nadir zamanlardan biri olarak değerlendir istemi bütünüyle Rusçaya kaydı.
Geleneksel törenler yasaklandı ya da kamusal alandan dışlandı. 1950–1980 yılları arasında Şor kültürel görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Karışık evliliklerin artması ve genç kuşakların ana dili daha az kullanması, dilin gerilemesini hızlandırdı. II. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda Şor erkeği cepheye gönderildi. Savaş sonrasında sanayileşme hız kesmeden devam etti; ancak yerli nüfus ekonomik olarak geri planda kaldı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’lı yıllarda kültürel canlanma yönünde girişimler başladı. Şor dili kursları açıldı, folklor festivalleri düzenlendi ve sözlük çalışmaları yayımlandı.
Bununla birlikte nüfusun azalması ve ekonomik sıkıntılar, kimliğin korunmasını zorlaştırmaya devam etmektedir. Şorlar üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, özellikle 19. yüzyılda Vasily Radlov’un derlemeleriyle başlamış; Sovyet döneminde Leonid Potapov’un etnografik incelemeleriyle devam etmiştir. Modern dönemde ise bölgesel üniversiteler ve araştırmacılar Şor kimliğinin tarihsel dönüşümünü daha eleştirel bir bakışla ele almaktadır. Çarlık döneminde vergi baskısı ve Hristiyanlaştırma çabaları; Sovyet döneminde kolektifleştirme, tasfiyeler ve zorunlu göçler Şor toplumunu derinden etkilemiştir.
Ancak bu süreçte büyük çaplı silahlı isyanlardan ziyade kültürel direniş ve kimliği koruma çabaları öne çıkmıştır. Gorno Şorya’nın tarihi, küçük bir halkın modernleşme ve merkeziyetçi politikalar karşısında verdiği uzun soluklu mücadeleyi yansıtır. Şorların yaşadığı dönüşüm, askeri yenilgilerden çok demografik erime ve kültürel aşınma üzerinden okunmalıdır.
Buna rağmen dilini ve geleneklerini yaşatmaya çalışan topluluk üyeleri, bu hikâyenin yalnızca kayıp değil, aynı zamanda direnç boyutunu da ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, Çarlık döneminde Gorno Şorya bağımsız bir idari birim değildi; bölge Tomsk Guberniyası (Tomsk Eyaleti)sınırları içinde yer alıyordu. Sovyetler Birliği döneminde ise 1926 yılında Gornaya Shoria National Okrug (Dağlık Şorya Ulusal Bölgesi) adıyla resmî bir idari birim olarak kuruldu. Ancak 1939’da bu okrug kaldırılmış, sınırları yeniden düzenlenmiş ve bölge Kemerovo yönetimine bağlanmıştır.
Gencehan Tunay