-
BIST 100
15873,27%-1,56
-
DOLAR
44,35% 0,04
-
EURO
51,25% -0,07
-
GRAM ALTIN
6249,48% -2,71
-
Ç. ALTIN
10614,40% -3,08
İNSANLIK HAKİKATEN ÖLMÜŞ MÜ?
Son günlerde gündeme düşen bir olay, toplum olarak nerede durduğumuzu yeniden sorgulamamıza neden oldu.
Mersin’de belediyeye bağlı bir aşevinde ihtiyaç sahiplerine dağıtılan kavurmanın içinden çıkan bir çip, akıllara durgunluk veren bir gerçeği ortaya çıkardı. İddiaya göre kavurmadaki etin, bir dönem yarışlarda şampiyonluklar kazanmış olan Smart Latch adlı yarış atına ait olduğu anlaşıldı.
Olayın hikâyesi daha da düşündürücü. Yarış sırasında sprint yaparken ayağındaki acı fark edilen atın, ayağında kırık olduğu tespit ediliyor. Sonrasında sahibi tarafından bir çiftliğe veriliyor. Ancak bu hikâye burada bitmiyor. O çiftlikten çıkan etin kavurma haline getirilerek aşevine kadar ulaştığı iddia ediliyor. Bir vatandaşın yemeğinden çıkan çip sayesinde durum fark ediliyor ve incelemeler sonucunda etin bir yarış atına ait olduğu öne sürülüyor.
Bu olayın doğruluğu veya ayrıntıları elbette ilgili kurumların incelemeleriyle netleşecektir. Ancak ortada çok daha büyük bir soru var! Eğer bir şampiyon yarış atının eti bir şekilde insanların sofrasına kadar gelebiliyorsa, acaba bilmediğimiz daha kaç gıda skandalı sofralarımıza ulaşmıştır?
İnsan bu noktada neye üzüleceğini şaşırıyor. Bir zamanlar yarış pistlerinde alkışlanan bir şampiyonun akıbetine mi? Yoksa insanların farkında olmadan ne yediğini bilmeden sofraya oturmasına mı?
Gıda güvenliği, herhangi bir ticari mesele değil, doğrudan doğruya halk sağlığı meselesidir. Bu nedenle gıda üretimi ve denetimi konusunda çok daha güçlü, caydırıcı ve kararlı adımlar atılması şarttır. Sadece para cezalarıyla geçiştirilen yaptırımların ne kadar etkili olduğu ortada. Halkın sağlığıyla oynayanlara karşı çok daha ağır ve caydırıcı cezaların gündeme gelmesi gerektiği açıktır.
Bu tartışma bana başka bir olayı da hatırlattı. Sosyal medyada dolaşan bir videoda, Kazakistanlı bir vatandaş İstanbul’da bir restoranda et yediğini ve tadından bunun at eti olduğunu anladığını söylüyordu. Restoran sahibine “Geçen seferki attan istiyorum” dediğinde aldığı cevap ise daha da düşündürücüydü: “Sen nereden biliyorsun?” Ardından “Tamam, sus… sana getireyim.” denildiği iddia ediliyordu.
Elbette bu tür iddiaların doğruluğu ayrı bir tartışma konusudur. Ancak toplumda böyle bir güvensizlik oluşmuşsa, bu bile başlı başına ciddi bir sorundur.
İnsan sağlığıyla bu kadar kolay oynanabilir mi? Gıda güvenliği konusunda daha ne kadar olay yaşanması gerekiyor ki kalıcı ve güçlü bir yasal düzenleme yapılsın?
Bugün mesele sadece bir atın hikâyesi değildir. Mesele, soframıza gelen lokmanın güvenilir olup olmadığıdır. Çünkü güven kaybolduğunda, sadece gıda değil, toplumun vicdanı da zarar görür.
Bu haftaki köşe yazımda sizlerle bu buruk duygularımı paylaşmak istedim. İnsanlığın, vicdanın ve ahlakın para hırsına yenilmediği bir dünya dileğiyle…
Hoşça kalın, sağlıcakla kalın.
Aydın Benli
Siyaset Bilimci Yazar
“Milli Ülkü, Güçlü Gelecek”
Türk petrol gemisi vuruldu!
Gençler Tarihle Buluştu
Tarihe Karşı İşlenen Açık Bir Suç!
‘Yılın Doktoru’ Seçimine Sert Çıkış: “Hangi Kriterle Seçildi?”
NARLIDERE’DE YOĞUN İLGİ GÖREN SEMİNER YENİDEN YAPILIYOR
Muhsin Yazıcıoğlu Kabri Başında Anıldı
Bu Savaşın Sebepleri
“ANKARA’DA BAYRAM, MERHEMDİR”
İnsanlık Yeni Bir Bayram Hikâyesi Yazamaz mı?
BTP Fatih İlçe Teşkilatı’ndan İftar
Dünya Bu Zaferi Hatırlasın
Bu Besinler Vücudu Gençleştiriyor
"İRAN, 50 KUZEY KORE EDER"
Bitter Çikolata Ömrü Uzatıyor-mu?
Emekliler Dikkat
İNSANLIK HAKİKATEN ÖLMÜŞ MÜ?
PANCAR İLE İLGİLİ ÖNEMLİ HUSUSLAR
Yarın 18 Mart…
Akıbetimiz Bayram Olsun
Yankısız Bir Çağda Yaşamak
Tükenmiş Kadın Sendromu
İyilik Devrimi İzmir'de Başladı
İZMİR SANCAKKALE
Aşk ve Hayatta Kalma Sanatı
EGAL’den Geleceğe Mesaj:
Neden Leylek
"Kazan–Kazan” mı Dediniz?
İYİLİK İYİDİR
Bu Şehitlik Kimin? Bu Şehitler Kimin?”
Yükleniyor




