• BIST 100

    16834,12%0,95
  • DOLAR

    43,82% 0,16
  • EURO

    51,69% 0,16
  • GRAM ALTIN

    7182,08% 2,07
  • Ç. ALTIN

    11729,31% 0,51

Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi…

Sessizlikten Ekrana

Bilim 19.01.2026 20:05:00 0
Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi…

 


Toplumlar, kendilerini en çok çocuk yetiştirme biçimleriyle ele verir.
Bir kuşağın sustuğu yerde diğeri bağırır; bir kuşağın bastırdığı duyguyu, sonraki kuşak taşır. Bugün yaşadığımız toplumsal ve psikolojik sorunları anlamak için kuşakları yalnızca yaş aralıklarıyla değil, taşıdıkları duygusal mirasla okumak gerekir.

Sessiz Kuşak (1928–1945): Hayatta Kalmanın Bedeli Olarak Susmak

Savaş, yokluk ve hayatta kalma mücadelesiyle şekillenen Sessiz Kuşak için duygu, çoğu zaman bir lüks sayıldı. İtaat, sabır ve dayanıklılık yüceltildi; duygular bastırıldı. Travma konuşulmadı, çünkü konuşmak zayıflıkla eş tutuldu.
Bu kuşağın çocuklarına bıraktığı miras; sessizlikle örülmüş bir psikolojik dayanıklılık ve ifade edilemeyen duygulardı.

Norbert Elias’ın belirttiği gibi, uygarlık süreci çoğu zaman duyguların bastırılmasını “olgunluk” olarak kodlar. Ancak bastırılan her duygu, bir sonraki kuşakta farklı bir biçimde geri döner.

Baby Boomer Kuşağı (1946–1964): Çalışarak Değer Kazanmak

Savaş sonrası yeniden inşa döneminin çocukları olan Baby Boomer’lar için çalışmak kutsal bir görevdi. Üretmek, ayakta kalmanın ve değerli olmanın tek yolu olarak görüldü. Dinlenmek, keyif almak ya da durmak suçluluk duygusuyla eşleşti.
Bu kuşak, çocuklarına fedakârlığı miras bıraktı; fakat aynı zamanda yüksek beklentiler yükledi.

Max Weber’in “çalışma ahlakı” kavramı, bu kuşağın ruhunu anlamak için hâlâ güçlü bir anahtardır: Çalışmak yalnızca ekonomik değil, ahlaki bir zorunluluk hâline gelmiştir.

X Kuşağı (1965–1980): Güçlü Olmak Zorunda Kalan Çocuklar

Ekonomik krizler, politik belirsizlikler ve çalışan ebeveynlerle büyüyen X Kuşağı, erken yaşta olgunlaşmak zorunda kaldı. Kendi kendine yetebilmek bir erdemdi; duygusal ihtiyaçlar ise çoğu zaman ertelendi.
Bu kuşağın temel kırılganlığı, güvensizlik ve kontrol ihtiyacıdır. Güçlü görünme çabası, çoğu zaman derin bir yalnızlığı gizler.

Anthony Giddens’ın risk toplumu vurgusu, X Kuşağı’nın dünyasını açıklar: Sürekli tetikte olmak, geleceği kontrol etmeye çalışmak.

Y Kuşağı – Millennials (1981–1996): Potansiyel Baskısı Altında Tükenmek

Y Kuşağı, önceki kuşaklara kıyasla daha fazla desteklenen, teşvik edilen ve “özel” hissettirilen bir çocukluk yaşadı. Ancak bu destek, zamanla görünmez bir baskıya dönüştü: “Potansiyelini kullanmalısın.”
Sonuç; tükenmişlik, yetersizlik hissi ve sürekli onay arayışı oldu.

Byung-Chul Han’ın ifade ettiği gibi, modern birey artık dış baskılarla değil, kendi kendini sömürerek yorulmaktadır. Y Kuşağı bu içsel yorgunluğun en belirgin taşıyıcısıdır.

Z Kuşağı (1997–2010): Görünür Ama Yalnız

Dijital dünyanın içine doğan Z Kuşağı, her zamankinden daha görünür; fakat aynı ölçüde yalnızdır. Sosyal medya, sürekli kıyaslanma ve sınav baskısı bu kuşağın ruhsal yükünü artırmıştır.
Kaygı bozuklukları, değersizlik hissi ve sosyal izolasyon bu kuşağın temel kırılganlıkları arasında yer almaktadır.

Sherry Turkle’ın dediği gibi: “Bağlantı hâlindeyiz ama ilişkide değiliz.” Z Kuşağı, bu çelişkinin tam merkezindedir.

Alfa Kuşağı (2010 ve sonrası): Algoritmaların Çocukları

Alfa Kuşağı; tabletler, yapay zekâ, algoritmalar ve hız çağının çocuklarıdır. Dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve duygusal regülasyon güçlükleri bu kuşağın risk alanlarını oluşturmaktadır.
Aşırı korumacı ve müdahaleci ebeveynlik tutumları ise çocukların kendi duygularını düzenleme becerilerini zayıflatabilmektedir.

Zygmunt Bauman’ın “akışkan modernite” tanımı, Alfa Kuşağı’nın dünyasını anlamak için oldukça çarpıcıdır: Her şey hızlı, geçici ve sabırsızdır.

Bugünün Sorunu Nerede Başlıyor?

Bugün gençlerde artan kaygı, öfke, tükenmişlik ve anlamsızlık hissi bir tesadüf değildir. Bu tablo, kuşaklar boyunca aktarılan çözümlenmemiş duyguların bir sonucudur.

Her kuşak, bir öncekinin travmasını onarmaya çalışırken; çoğu zaman yeni bir kırılganlık üretir.
Sorun kuşaklarda değil; yüzleşilmeyen geçmişte, aceleci çözümlerde ve duygusal ihmaldedir.

Kuşaklar değişir…
Ama konuşulmayan duygular, sadece biçim değiştirir.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

Gorno Şorya ve Şor Türklerini Biliyormusunuz?

KURUMSAL DÜNYANIN KONUŞULMAYAN SORUNU “HİSSİZLEŞMEK”

2026 BAĞIMLILIK YILINDA İLK ETKİNLİK BUCA’DAN

MUSA PEYGAMBER’İN HİKÂYESİ

Sızlanmak Değil, Sorumluluk Almak

Zihnin Sarkaçları ve Kalbin Mizanı

İYİ Parti’de liyakat ve ehliyet var

Bir Ay Aç Kalıyoruz;

"Bu iktidarın bakış açısı sorunlu"

Çevre Bilinci

Hayırlı Ramazanlar

KULE VİNÇ Kule vinç ve çeşitleri Kule vinçler,

Sağlıklı Zihin Olmadan Sağlıklı Devlet Olmaz

Uluslararası Türk Dünyası Bilim Şenliği

Sultanbeyli Bilim ve Teknoloji Merkezi

Yozgat Bozok Üniversitesi

Ramazan ayının manevi değerine vurgu

Kağıt Uçak Yarışması Büyük Heyecan Yarattı

Toplumsal Çürüme

Z Kuşağı Daha Az Zeki mi,

Ata İzinde G,tmek Gerek

TOPLUMUN SİNİR SİSTEMİ YORULDU

Estergon Gölgesinde Tuna Hasreti Paneli

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli

14 Şubat Saçmalığı

YAĞMUR YÜKLÜ BİR BULUTUM

Aşkın Boyandığı Yer: Kapitalizmin Renk Skalası

İYİLİĞİN GÜCÜNE İNANIN.

Cümlelerin Kadar Güçlüsün

Sevgi Günü’nü kutluyorum.

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 23 17 2 4 38 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 23 14 3 6 18 48
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 23 10 7 6 14 36
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
8.KOCAELİSPOR 23 8 9 6 -3 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 23 7 9 7 -10 28
10.CORENDON ALANYASPOR 23 5 7 11 -2 26
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 23 5 9 9 -7 24
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 23 6 12 5 -6 23
13.TÜMOSAN KONYASPOR 23 5 10 8 -8 23
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 23 6 12 5 -14 23
15.İKAS EYÜPSPOR 23 5 12 6 -16 21
16.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 23 3 10 10 -25 19
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12

YAZARLAR