• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,48% 0,19
  • EURO

    51,57% -0,90
  • GRAM ALTIN

    6786,60% -9,85
  • Ç. ALTIN

    11923,69% -6,97

Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi…

Sessizlikten Ekrana

Bilim 19.01.2026 20:05:00 0
Kuşaklar Değişti, Travma El Değiştirdi…

 


Toplumlar, kendilerini en çok çocuk yetiştirme biçimleriyle ele verir.
Bir kuşağın sustuğu yerde diğeri bağırır; bir kuşağın bastırdığı duyguyu, sonraki kuşak taşır. Bugün yaşadığımız toplumsal ve psikolojik sorunları anlamak için kuşakları yalnızca yaş aralıklarıyla değil, taşıdıkları duygusal mirasla okumak gerekir.

Sessiz Kuşak (1928–1945): Hayatta Kalmanın Bedeli Olarak Susmak

Savaş, yokluk ve hayatta kalma mücadelesiyle şekillenen Sessiz Kuşak için duygu, çoğu zaman bir lüks sayıldı. İtaat, sabır ve dayanıklılık yüceltildi; duygular bastırıldı. Travma konuşulmadı, çünkü konuşmak zayıflıkla eş tutuldu.
Bu kuşağın çocuklarına bıraktığı miras; sessizlikle örülmüş bir psikolojik dayanıklılık ve ifade edilemeyen duygulardı.

Norbert Elias’ın belirttiği gibi, uygarlık süreci çoğu zaman duyguların bastırılmasını “olgunluk” olarak kodlar. Ancak bastırılan her duygu, bir sonraki kuşakta farklı bir biçimde geri döner.

Baby Boomer Kuşağı (1946–1964): Çalışarak Değer Kazanmak

Savaş sonrası yeniden inşa döneminin çocukları olan Baby Boomer’lar için çalışmak kutsal bir görevdi. Üretmek, ayakta kalmanın ve değerli olmanın tek yolu olarak görüldü. Dinlenmek, keyif almak ya da durmak suçluluk duygusuyla eşleşti.
Bu kuşak, çocuklarına fedakârlığı miras bıraktı; fakat aynı zamanda yüksek beklentiler yükledi.

Max Weber’in “çalışma ahlakı” kavramı, bu kuşağın ruhunu anlamak için hâlâ güçlü bir anahtardır: Çalışmak yalnızca ekonomik değil, ahlaki bir zorunluluk hâline gelmiştir.

X Kuşağı (1965–1980): Güçlü Olmak Zorunda Kalan Çocuklar

Ekonomik krizler, politik belirsizlikler ve çalışan ebeveynlerle büyüyen X Kuşağı, erken yaşta olgunlaşmak zorunda kaldı. Kendi kendine yetebilmek bir erdemdi; duygusal ihtiyaçlar ise çoğu zaman ertelendi.
Bu kuşağın temel kırılganlığı, güvensizlik ve kontrol ihtiyacıdır. Güçlü görünme çabası, çoğu zaman derin bir yalnızlığı gizler.

Anthony Giddens’ın risk toplumu vurgusu, X Kuşağı’nın dünyasını açıklar: Sürekli tetikte olmak, geleceği kontrol etmeye çalışmak.

Y Kuşağı – Millennials (1981–1996): Potansiyel Baskısı Altında Tükenmek

Y Kuşağı, önceki kuşaklara kıyasla daha fazla desteklenen, teşvik edilen ve “özel” hissettirilen bir çocukluk yaşadı. Ancak bu destek, zamanla görünmez bir baskıya dönüştü: “Potansiyelini kullanmalısın.”
Sonuç; tükenmişlik, yetersizlik hissi ve sürekli onay arayışı oldu.

Byung-Chul Han’ın ifade ettiği gibi, modern birey artık dış baskılarla değil, kendi kendini sömürerek yorulmaktadır. Y Kuşağı bu içsel yorgunluğun en belirgin taşıyıcısıdır.

Z Kuşağı (1997–2010): Görünür Ama Yalnız

Dijital dünyanın içine doğan Z Kuşağı, her zamankinden daha görünür; fakat aynı ölçüde yalnızdır. Sosyal medya, sürekli kıyaslanma ve sınav baskısı bu kuşağın ruhsal yükünü artırmıştır.
Kaygı bozuklukları, değersizlik hissi ve sosyal izolasyon bu kuşağın temel kırılganlıkları arasında yer almaktadır.

Sherry Turkle’ın dediği gibi: “Bağlantı hâlindeyiz ama ilişkide değiliz.” Z Kuşağı, bu çelişkinin tam merkezindedir.

Alfa Kuşağı (2010 ve sonrası): Algoritmaların Çocukları

Alfa Kuşağı; tabletler, yapay zekâ, algoritmalar ve hız çağının çocuklarıdır. Dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve duygusal regülasyon güçlükleri bu kuşağın risk alanlarını oluşturmaktadır.
Aşırı korumacı ve müdahaleci ebeveynlik tutumları ise çocukların kendi duygularını düzenleme becerilerini zayıflatabilmektedir.

Zygmunt Bauman’ın “akışkan modernite” tanımı, Alfa Kuşağı’nın dünyasını anlamak için oldukça çarpıcıdır: Her şey hızlı, geçici ve sabırsızdır.

Bugünün Sorunu Nerede Başlıyor?

Bugün gençlerde artan kaygı, öfke, tükenmişlik ve anlamsızlık hissi bir tesadüf değildir. Bu tablo, kuşaklar boyunca aktarılan çözümlenmemiş duyguların bir sonucudur.

Her kuşak, bir öncekinin travmasını onarmaya çalışırken; çoğu zaman yeni bir kırılganlık üretir.
Sorun kuşaklarda değil; yüzleşilmeyen geçmişte, aceleci çözümlerde ve duygusal ihmaldedir.

Kuşaklar değişir…
Ama konuşulmayan duygular, sadece biçim değiştirir.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

Şükrü Şahin Kendi Sonunu Hazırladı

Toprak Kapanır, Utanç Kapanmaz

Çocukluk Deneyiminin Sessiz Mirası

SIĞIRLAR HÂLÂ AYNI YERDE OTLUYORLAR”

Sınıf atlamak, bir yer değiştirme değildir

Kasım Gülpınar’ın Siyasi Yol Ayrımı

Bir Nesil Neden Daha Az Düşünüyor?

O El Kırılır

Sessiz Düzen, Derin Çatlaklar

Ataerkil Toplumun Anaerkil Babası

Genç Nesil Ne Bekliyor?

Eğitime Güçlü Destek

İLİM NEYİ BİLMEKTİR?

Türk bayrağına düzenlenen saldırıya tepki gösterdi.

Çocuklu Aileler Lütfen Dikkat

İşte Proje Böyle Olmalı

KİMSE KONUŞMUYOR: TOPLUMSAL KAYGI SALGINI

Dr. Dilek Baran Günümüz Aşk'larını Yazdı.

Çocuklu Aileler Lütfen DİKKAT!

Diplomalı Yazar Oldular

Azerbaycan'da her yıl 20 Ocak Unutulmuyor

KÜRE Enstitüsü Başkanı Dikkatleri Üzerine Çekiyor

Z Kuşağı Tembel Değil, Yorgun

TASAVVUFUN İNCELİKLERİ

Söz Uçar Yazı Kalır Mı?

Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi,

Yargılayan Dil, Yaralı Benlik

Çocukta Krizlerin Görünmeyen Nedeni

Dürüstlüğün Olmadığı Yerde İnsan Eksiktir

BİZİM ÇOCUKLARI ATEŞE ATAN KİM?

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 20 15 1 4 33 49
2.FENERBAHÇE A.Ş. 19 12 0 7 26 43
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 19 6 7 6 -3 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9

YAZARLAR