• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

Sessiz Düzen, Derin Çatlaklar

Toplumlar çoğu zaman büyük sarsıntılarla değil, küçük sessizliklerle çözülür. Düzen yerinde duruyor gibi görünür; sokaklar akar, kurumlar çalışır, gündelik hayat devam eder.

Sizden 25.01.2026 10:56:00 0
Sessiz Düzen, Derin Çatlaklar

Ancak bu yüzeyin altında, derin çatlaklar yavaş yavaş genişler.
Toplumsal düzenin temelinde mülkiyet, üretim ve bunları yöneten ilişkiler yer alır. Bu ilişkilerin sürekliliğini sağlayan mekanizmalar ise çoğu zaman görünmezdir. Siyaset, eğitim, ekonomi ve kültür… Hepsi birlikte çalıştığında sistem “doğal” bir akış hissi verir. Ne var ki bu alanlar, toplumsal sorumluluktan çok alışkanlıkla işlemeye başladığında, vicdan ve sorgulama sessizce geri çekilir.
Bu noktada bireyden beklenen şey, yüksek sesle düşünmek değil; uyum sağlamaktır. Belirsizliğin arttığı dönemlerde insanlar anlam arayışından çok ayakta kalmaya odaklanır. Eğitim de bu sürecin dışında değildir. Okullar bilgi aktarmaya devam ederken, düşünme becerisi ve etik muhakeme geri planda kalabilir. Böylece eğitim, bireyi güçlendiren bir alan olmaktan çok, mevcut düzeni yeniden üreten bir yapıya dönüşür.
Son yıllarda gençler arasında riskli davranışların artması, bu genel tabloyla birlikte okunmalıdır. Madde kullanımı, erken yaşta borçlanma ya da kayıt dışı ilişkiler; çoğu zaman yalnızca bireysel tercihler değil, yönsüzlük hissinin dışavurumudur. Aile, okul ve kamusal bağların zayıfladığı ortamlarda gençler, aidiyet duygusunu farklı alanlarda arar. Bu arayış her zaman güvenli yollarla sonuçlanmaz.
Ekonomik güvencesizlik de bu tabloyu besleyen önemli unsurlardan biridir. Gelecek duygusunun zayıfladığı, emek ile karşılık arasındaki bağın belirsizleştiği toplumlarda, kısa yollar daha cazip hale gelir. Bu durum, sorumluluğun erken yaşlara kaymasına ve gençlerin henüz hazır olmadıkları güç alanlarıyla karşılaşmasına yol açabilir.
Şiddetin gündelik hayata daha fazla sirayet etmesi ise yalnızca ani öfke anlarıyla açıklanamaz. Uzun süreli stres, değersizlik hissi ve sürekli kaygı hali, bireyin hem kendisiyle hem çevresiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürür. Zamanla bu yük, en yakın alanlara kadar taşabilir.
Bu tür dönemlerde dikkat çekici bir başka durum da sessizliğin yaygınlaşmasıdır. Tartışmalar azalır, eleştirel sesler geri çekilir, sorular yerini kabullere bırakır. Olan biten “normal” kabul edilmeye başlandığında, yapısal sorunlar görünmez hale gelir. Oysa sessizlik her zaman huzur anlamına gelmez; bazen yalnızca ertelemedir.
Çözüm arayışı ise genellikle kısa vadeli önlemlerde yoğunlaşır. Oysa kalıcı iyileşme, uzun soluklu bir bakış gerektirir. Eğitimin içeriğini yeniden düşünmek, gençleri sosyal ve kültürel olarak desteklemek, ekonomik güvenceleri güçlendirmek ve en önemlisi konuşabilen bir toplumsal zemin oluşturmak bu sürecin temel adımlarıdır.
Belki de mesele, ne olup bittiğini bilmemek değil; bildiğimiz halde konuşmamayı tercih etmektir. Çünkü konuşmak sorumluluk ister, sessizlik ise konfor sunar. Zamanla bu konfor, bireysel bir tercih olmaktan çıkar; kurumsallaşmış bir alışkanlığa dönüşür.
Oysa toplumlar en çok bağırıldığında değil, herkes sustuğunda çözülür. Düzen hâlâ ayakta gibi görünür, kurallar işlemeye devam eder, hayat kendi ritminde akar. Ancak bu sessizlik, iyileşmenin değil; ertelenmiş bir yüzleşmenin habercisidir.
Bugün yaşanan birçok sorun, tek tek olaylar olarak ele alındığında anlaşılmaz. Ama hepsi birlikte okunduğunda aynı şeyi fısıldar: Görünürde sakin, derinde kırılgan bir yapı. İşte tam da bu yüzden, asıl ihtiyaç duyulan şey daha yüksek sesle konuşmak değil; daha sahici, daha dürüst ve daha cesur bir toplumsal diyalogdur.
Çünkü bazen bir toplumun en büyük kırılma noktası, en çok sustuğu andır.
Ve bazen suskunluk, düzenin değil; çatlağın adıdır.

Dr. Dilek Baran

Tükenmiş Kadın Sendromu

İyilik Devrimi İzmir'de Başladı

İZMİR SANCAKKALE

Aşk ve Hayatta Kalma Sanatı

EGAL’den Geleceğe Mesaj:

Neden Leylek

"Kazan–Kazan” mı Dediniz?

İYİLİK İYİDİR

Bu Şehitlik Kimin? Bu Şehitler Kimin?”

AKSAÇLILAR GENEL BAŞKANI AHMET BEREKET:

Coğrafyamız Ateş Çemberinde

Madem her şey güllük gülistanlık bu para nerede?

Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında

Görünmek mi, Var Olmak mı?

İyi parti Çankaya ilçe başkanlığı Ne Yapıyor

Türkiye Gençlik Birliği (TGB)

İran -İsrail -ABD Krizi

Bir Kadın Bin Hayal”

Genç Kemankeşler ile Yazarlar İftarda Buluştu

Türkiye’nin İkinci Yüzyılında Yeni Bir Arayış

KAMUOYUNA ÇAĞRI

Alışkanlık mı, Takıntı mı?

ABD Kendi Sonunu Hazırladı

Yaşanan olay toplum vicdanını derinden yaraladı"

DEPREM HAFTASI ETKİNLİĞİ PROVASI ALKIŞ TOPLADI

Abdullah Ağar’ı Sessize Almak

“Çukurova’nın göbeğine neden havalimanı yapıldı?”

Mahalle Nereye Kayboldu?

Peki Ya Can Güvenliği?

Oyuncağa Sarılan Maymun

Yükleniyor

loading

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
9.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17

YAZARLAR