• BIST 100

    16834,12%0,95
  • DOLAR

    43,82% 0,16
  • EURO

    51,69% 0,16
  • GRAM ALTIN

    7182,08% 2,07
  • Ç. ALTIN

    11729,31% 0,51

Yeşil Kimdi? Neler Yaptı? Hüseyin Mesut Alver Haberpars İçin Konuştu

Son günlerde tekrar gündeme gelen JİTEM ve yıllarca ismi gündemden düşmeyen Yeşil kod adlı Jitem elemanı Mahmut Yıldırım aslında kimdi? Nasıl kullanıldı? Tüm detaylar Özel röportajda.

Özel Haber 12.12.2025 16:31:00 0
Yeşil Kimdi? Neler Yaptı? Hüseyin Mesut Alver Haberpars İçin Konuştu

 TÜRKİYEM TV VE HABERPARSA ÖZEL 

İbrahim Erdem Karabulut soruyor Küre Enstitü Başkanı Hüseyin Mesut Alver yanıtlıyor

HÜSEYİN MESUT ALVER'İN  JİTEM HUSUSU RÖPORTAJ METNİ 
 

Araştırmacı gazeteci İbrahim Erdem Karabulut Küre Enstitüsü Başkanı Hüseyin Mesut Alver'i Türkiye'm TV'de Konuk Etti. Uzun sohbet sonrası röportaja geçildi.

                                       İbrahim Erdem Karabulut - Hüseyin Mesut Alver


İbrahim Erdem Karabulut : Hocam hoş geldiniz. Türkiye birkaç gündür gazeteci Saygı Öztürk’e gelen o telefonla çalkalanıyor. Kendini “Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım” olarak tanıtan bir kişinin, yıllar sonra ilk kez bir gazeteciyle konuştuğu iddia ediliyor. Siz bir güvenlik ve kriz uzmanı olarak bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hüseyin Mesut Alver:
Hoş bulduk İbrahim Bey. Öncelikle şunu söyleyeyim: Türkiye’de “Yeşil” ismi, sadece bir kişiye ait gibi görünsede gerçekte olan dönemin devletin gayri nizami güvenlik doktrinini sembolize eder. Bu nedenle böyle bir kişinin yeniden ortaya çıkması gerçek olsun ya da olmasın devlet refleksini, derin yapı tartışmalarını ve hatta geçmişin çözülmemiş dosyalarını yeniden gündeme taşır.

Saygı Öztürk gibi isimlerin aranması da tesadüf değildir. Çünkü bu tür figürler kendilerini ifade edecekse doğrudan kamuoyunu önünde yer almak yerine gazetecilikte güvenilir görülen isimlere yönelirler.

Karabulut:
Peki hocam, bu telefonun gerçek olduğunu varsayarsak… Bu bize ne anlatır? Neden bugün?

Alver:
Eğer gerçekten arayan kişi Yeşil ise, bu devlet içi eski yapıların tasfiyesinin tamamlanmadığı, en azından bazı unsurlarının hâlâ varlığını sürdürdüğü izlenimini verir.

Türkiye’de güvenlik birimleri 1990’larda asimetrik tehditlere karşı konvansiyonel yöntemlerin dışında çalışma birimleri oluşturmuştu. JİTEM’in varlığı uzun yıllar reddedildi ama bugün artık resmi ağızlardan bile dolaylı teyitleri görüyoruz.

Yeşil’in kendisi de bu yapıların operasyonel unsurlarından biridir. Dolayısıyla yüzeye çıkması, o eski dönemin yeniden hatırlatılması anlamına gelir. Bu da bir tür mesaj niteliği taşır:

Ya “Ben hâlâ buradayım” mesajı,

Ya da “Bir şeyler oluyor, olabilir bilin” mesajı.

Her ikisi de önemlidir.

Karabulut:
Hocam, JİTEM’e özellikle değindiniz. O dönem güvenlik mekanizmasının oluşturduğu yapıların bugün hâlâ etkili olup olmadığı tartışılıyor. Sizce bu yapı tamamen dağıldı mı?

Alver:
JİTEM, bir tabela örgütünden çok bir metodolojiydi. Yani “adı var mı yok mu” tartışmasından bağımsız olarak, devletin PKK terörüne karşı kontrterör stratejisinin sahadaki karşılığıydı.

Bugün aynı isimle bir birim yok elbette, ancak o dönemin anlayışı bazı noktalarda sürüyor:

Sahada esneklik,

Kimliği belirsiz operasyon timleri,

Devletin adının karışmadığı ama devlet lehine sonuç üreten yapılar,

Yarı resmi, yarı otonom aktörler,

Bu tarz mekanizmalar, dünyanın birçok ülkesinde devletlerin kullanmak zorunda kaldığı araçlardır. Bu nedenle “tamamen bitti” demek doğru olmayabilir. “Dönüştü” demek daha doğrudur.

Karabulut:
Saygı Öztürk’e gelen telefonun satır aralarında “geçmişte ihanet edildiği”, “bazı operasyonların bitirilmediği” gibi ifadeler de var. Siz bu dili nasıl okuyorsunuz?

Alver:
Bu dil, derin yapılar arasındaki çatışmanın anlatısıdır. Yeşil gibi figürler devlete çalışırken aynı zamanda devlet içindeki farklı fraksiyonların çatışmasında da araç haline gelmişlerdir.

Söz konusu ifadeler bize şunları düşündürüyor:

O dönemdeki bazı operasyonlar birileri tarafından bilerek mi sabote edildi,

Devlet içindeki hizipler arasında örtülü mücadele mi vardı,

O dönemin aktörleri kendilerini “kullanılmış” ya da “yarım bırakılmış” mı hissediyor.

Bu söylem yeni değil; 90’lardan beri alt metin hep aynı.

Karabulut:
Peki hocam, bugün devlet refleksi nasıl? Yani Türkiye 90’ların gölgesinden çıktı mı?

Alver:
Devlet refleksi dediğimiz mekanizma, ulusal güvenlik tehdidi algısıyla şekillenen bir davranış biçimidir. Türkiye 90’lardan daha kurumsal, daha dijital ve daha merkezi bir güvenlik mimarisine sahip bugün.

Ancak şunu unutmayalım: Tehdit türleri değiştiğinde refleksler de değişir.
Bugün;

Siber tehditler,

Hibrit savaş,

Sınır ötesi vekil unsurlar,

İstihbarat savaşları

devleti farklı yöntemlere mecbur bırakıyor. Yani eski JİTEM modeli bire bir yok ama mantığı bazı durumlarda, farklı biçimlerde devam ediyor diyebiliriz.

Karabulut:
Son olarak hocam… Saygı Öztürk’e gelen telefon bir başlangıç mı yoksa bireysel bir çıkış mı?

Alver:
Bu telefonun gerçekliği teyit edilirse, ben bunun sadece bireysel bir çıkış olmadığını düşünürüm.
Çünkü bu tip figürler genellikle kendiliğinden konuşmaz.
Zamanlaması dikkat çekicidir.

Eğer gerçekten Yeşil ise, bu:

“Türkiye’nin güvenlik mimarisi yeniden şekilleniyor” demektir.

“Eski aktörler bugün yaşanan gelişmelere dair bir pozisyon alma ihtiyacı hissediyor ve yeni aktörler hücreler üzerinden yeni faaliyetler olabilir ” demektir.

Ama eğer biri Yeşil’in adına konuşuyorsa, bu da ayrı bir tehlikedir:
Türkiye’de hâlâ derin devlet algısını kullanarak psikolojik manipülasyon yapmak isteyen bir çevre olabilir.

Her iki ihtimal de devlet tarafından ciddiyetle analiz edilmeyi gerektirir.

Karabulut:
Hocam kıymetli değerlendirmeleriniz için teşekkür ederim. Konu kapanmış değil; anlaşılan daha çok konuşacağız.

Alver:
Ben teşekkür ederim. Türkiye’nin geçmişiyle bugünü arasındaki bu bağları doğru okumak, gelecekteki güvenlik stratejileri için çok önemli.

 

 

www.haberpars.com

Gorno Şorya ve Şor Türklerini Biliyormusunuz?

KURUMSAL DÜNYANIN KONUŞULMAYAN SORUNU “HİSSİZLEŞMEK”

2026 BAĞIMLILIK YILINDA İLK ETKİNLİK BUCA’DAN

MUSA PEYGAMBER’İN HİKÂYESİ

Sızlanmak Değil, Sorumluluk Almak

Zihnin Sarkaçları ve Kalbin Mizanı

İYİ Parti’de liyakat ve ehliyet var

Bir Ay Aç Kalıyoruz;

"Bu iktidarın bakış açısı sorunlu"

Çevre Bilinci

Hayırlı Ramazanlar

KULE VİNÇ Kule vinç ve çeşitleri Kule vinçler,

Sağlıklı Zihin Olmadan Sağlıklı Devlet Olmaz

Uluslararası Türk Dünyası Bilim Şenliği

Sultanbeyli Bilim ve Teknoloji Merkezi

Yozgat Bozok Üniversitesi

Ramazan ayının manevi değerine vurgu

Kağıt Uçak Yarışması Büyük Heyecan Yarattı

Toplumsal Çürüme

Z Kuşağı Daha Az Zeki mi,

Ata İzinde G,tmek Gerek

TOPLUMUN SİNİR SİSTEMİ YORULDU

Estergon Gölgesinde Tuna Hasreti Paneli

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli

14 Şubat Saçmalığı

YAĞMUR YÜKLÜ BİR BULUTUM

Aşkın Boyandığı Yer: Kapitalizmin Renk Skalası

İYİLİĞİN GÜCÜNE İNANIN.

Cümlelerin Kadar Güçlüsün

Sevgi Günü’nü kutluyorum.

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 23 17 2 4 38 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 23 14 3 6 18 48
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 23 10 7 6 14 36
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
8.KOCAELİSPOR 23 8 9 6 -3 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 23 7 9 7 -10 28
10.CORENDON ALANYASPOR 23 5 7 11 -2 26
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 23 5 9 9 -7 24
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 23 6 12 5 -6 23
13.TÜMOSAN KONYASPOR 23 5 10 8 -8 23
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 23 6 12 5 -14 23
15.İKAS EYÜPSPOR 23 5 12 6 -16 21
16.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 23 3 10 10 -25 19
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12

YAZARLAR