Prof. Dr. Kürşad Şahin Yıldırımer


Yapay Zekâ Çağında İnsan Olmak

Meslek Kaygısı mı, Anlam Krizi mi?


 

Son yıllarda çalışma hayatında en sık duyulan cümlelerden biri şu:
“Acaba benim yerimi yapay zekâ mı alacak?”

Bu soru sadece gençlerin değil, yıllardır meslek icra eden insanların da zihnini meşgul ediyor. Üniversite öğrencileri iş bulamamaktan, çalışanlar ise işlerini kaybetmekten korkuyor.

Teknolojinin hızına yetişememe duygusu, bireylerde yalnızca mesleki değil, aynı zamanda varoluşsal bir kaygı oluşturuyor. Çünkü mesele artık sadece iş bulmak değil; insanın kendi değerini nerede konumlandıracağını bilememesidir.

Sanayi devriminden bu yana her teknolojik dönüşüm, beraberinde benzer korkuları getirmiştir. 
Ancak bugün yaşanan değişim, önceki dönemlerden daha farklıdır. Çünkü bu kez sadece fiziksel emek değil, zihinsel emek de otomasyonla karşı karşıyadır. Yazı yazan, analiz yapan, veri yorumlayan, hatta sanat üreten sistemlerin ortaya çıkması, birçok kişide “insana artık gerek kalmayacak” düşüncesini doğurmaktadır.

Sosyolog Ulrich Beck, modern toplum için “risk toplumu” kavramını kullanırken, insanların artık dış tehlikelerden çok, kendi ürettikleri sistemlerden korktuğunu söyler. Bugün yapay zekâ da tam olarak böyle bir risk algısı yaratmaktadır. İnsanlık kendi geliştirdiği teknoloji karşısında güvensizlik hissetmektedir.

Benzer şekilde Zygmunt Bauman, modern çağda en büyük korkunun işsiz kalmak değil, “gereksiz kalmak” olduğunu ifade eder. Çünkü birey için en ağır duygu, işe yaramadığına inanmasıdır. Yapay zekâ tartışmalarında da asıl kaygı budur. İnsanlar iş kaybından çok, anlamsızlaşmaktan korkmaktadır.

Bugün özellikle yeni mezunlarda sık görülen kaygı türlerinden biri, literatürde “gelecek belirsizliği anksiyetesi” olarak tanımlanmaktadır. Kişi henüz iş hayatına başlamadan, kendini yetersiz hisseder. Daha yolun başında rekabetin çok büyük olduğunu düşünür. Bu durum motivasyonu düşürür, özgüveni zedeler ve bireyin potansiyelini kullanmasını engeller.

Çalışma hayatında olan kişilerde ise farklı bir korku görülür:
“Ben yıllarca bu işi yaptım ama yarın bir yazılım benim yerime geçebilir.”

Bu düşünce, bireyin mesleki kimliğini tehdit eder. Çünkü meslek, insanın sadece gelir kaynağı değildir; aynı zamanda kimliğinin bir parçasıdır. İşini kaybetme korkusu çoğu zaman geçim korkusundan önce, değer kaybetme korkusudur.

Ancak burada gözden kaçırılan önemli bir gerçek vardır.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insanın yerini tamamen alması mümkün değildir. Çünkü yapay zekâ veri ile çalışır; insan ise anlam ile yaşar. Yapay zekâ hesap yapar; insan yorum yapar. Yapay zekâ üretir; insan değer katar.

Bugün birçok alanda otomasyon artarken, aynı zamanda yeni meslekler de ortaya çıkmaktadır. Tarih boyunca her teknolojik değişim, bazı işleri ortadan kaldırmış ama yeni alanlar da oluşturmuştur. Asıl mesele, değişimin kendisi değil, değişime uyum sağlayabilme becerisidir.

Bu noktada kaygı yaşayan gençlere ve çalışanlara özellikle şu gerçeği hatırlatmak gerekir:

Yapay zekâ, işini yüzeysel yapanın yerini alabilir.
Ama işini gerçekten iyi yapanın yerini alamaz.

Çünkü gerçek uzmanlık sadece bilgi değildir.
Gerçek uzmanlık; bilgi, deneyim, sezgi ve duyguyu birlikte kullanabilmektir.

Bir öğretmeni öğretmen yapan sadece anlatması değildir, öğrenciyi anlamasıdır.
Bir doktoru doktor yapan sadece teşhis koyması değildir, hastaya güven vermesidir.
Bir yöneticiyi yönetici yapan sadece plan yapması değildir, insanları motive edebilmesidir.

Yapay zekâ sayıları okuyabilir, ama insan yüzleri okur.
Yapay zekâ veriyi analiz eder, ama insan anlam kurar.
Yapay zekâ hız sağlar, ama insan yön verir.

Bu nedenle bugün yaşanan kaygının çözümü, teknolojiden korkmak değil; kendini geliştirmektir.

Yeni dönemde en çok ihtiyaç duyulan insan tipi;
sadece teknik bilgiye sahip olan değil,
duygusal zekâsı güçlü olan,
iletişim kurabilen,
yorum yapabilen,
sorumluluk alabilen,
ve yaptığı işe anlam katabilen insandır.

Geleceğin dünyasında sıradan olmak zorlaşacak,
ama nitelikli olmak her zamankinden daha değerli olacaktır.

Unutulmamalıdır ki tarih boyunca makineler işleri değiştirdi,
ama insanı ortadan kaldırmadı.

Çünkü dünya sadece çalışanlara değil,
anlayan, hisseden ve değer üreten insanlara ihtiyaç duyar.

Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER

Baş Ağrısı ve Böbrekler

KURUMSAL DÜNYANIN KONUŞULMAYAN SORUNU “HİSSİZLEŞMEK”

Uluslararası Türk Dünyası Bilim Şenliği

Yozgat Bozok Üniversitesi

TOPLUMUN SİNİR SİSTEMİ YORULDU

Başarı Herkese Aynı Kapıyı mı Açıyor?

Zihinde Çözülemeyen Çatışma

Askeri Öğrenci Adayları Bilgi Aldı

Zihnin Görünmeyen Haritası 1

Söylenen Söz, Beyni İkna Eder mi?

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17

YAZARLAR